Giriş

Biyolojik ilaçlar, kanser, otoimmün hastalıklar ve kronik rahatsızlıkların tedavisinde çığır açan çözümler sunmaktadır. Ancak bu ilaçların yüksek maliyeti, hasta erişimini kısıtlayan önemli bir engel teşkil etmektedir. Biyobenzer ilaçlar, referans biyolojik ürünlerle yüksek derecede benzerlik gösteren ve maliyetleri düşürme potansiyeli taşıyan kritik alternatiflerdir. Bu bağlamda, ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından yayımlanan yeni taslak kılavuz, biyobenzer geliştirme süreçlerini kökten değiştirecek ve klinik araştırma merkezleri için yeni bir dönemi başlatacak niteliktedir.

FDA’nın Yeni Taslak Kılavuzu: Bilimsel Yaklaşımda Devrim

FDA, “Scientific Considerations in Demonstrating Biosimilarity to a Reference Product: Updated Recommendations for Assessing the Need for Comparative Efficacy Studies” başlıklı taslak kılavuzu ile biyobenzerlerin ruhsatlandırma sürecini önemli ölçüde basitleştirmeyi hedeflemektedir [1]. Bu reformun temelinde, Karşılaştırmalı Etkililik Çalışmalarına (CES, faz 3) duyulan ihtiyacın yeniden değerlendirilmesi yatmaktadır.

Daha önceki düzenlemelerde, biyobenzerliğin kanıtlanması için genellikle 1 ila 3 yıl süren ve ortalama 24 milyon dolara mal olan kapsamlı CES’ler talep edilmekteydi. Ancak FDA, biriken veriler ve bilimsel deneyim ışığında, bu çalışmaların diğer analitik değerlendirmelere kıyasla genellikle düşük hassasiyete sahip olduğunu tespit etmiştir.

Yeni kılavuz, biyobenzer geliştiricilerinin, CES yerine Kapsamlı Analitik Değerlendirmeye (CAA) güvenmelerini öneren **”Basitleştirilmiş Yaklaşım”**ı (Streamlined Approach) benimsemektedir.

Basitleştirilmiş Yaklaşımın Temel Bileşenleri

FDA’nın önerdiği bu yeni çerçeve, CES’in gereksiz olduğu durumları netleştirmektedir. Bir biyobenzer adayı için CES’e gerek duyulmaması için aşağıdaki koşulların sağlanması gerekmektedir [1]:

 

Bileşen

Açıklama

Klinik Araştırma Merkezi İçin Önemi

Kapsamlı Analitik Değerlendirme (CAA)

Biyobenzerin referans ürüne yüksek derecede benzer olduğunu gösteren, en hassas araçlarla yapılan detaylı yapısal ve fonksiyonel karakterizasyon.

Yüksek teknolojiye sahip laboratuvar ve uzmanlık gereksinimi.

Farmakokinetik (FK) Benzerlik Çalışması

İnsanlarda biyobenzer ve referans ürünün vücuttaki emilim, dağılım, metabolizma ve atılım hızlarının karşılaştırılması.

Uzmanlaşmış Faz 1 birimlerinin kritik rolü.

İmmünojenisite Değerlendirmesi

İlaçlara karşı bağışıklık tepkisi oluşma riskinin değerlendirilmesi.

Klinik çalışmalarda titiz immünojenisite izleme protokollerinin uygulanması.

Bu yaklaşım, geliştirme maliyetlerini ve süresini önemli ölçüde azaltarak, biyobenzerlerin pazara daha hızlı girmesini sağlayacaktır.

Türkiye ve TİTCK Mevzuatına Yansımalar

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), biyobenzer ruhsatlandırma süreçlerinde uluslararası standartları yakından takip etmektedir. TİTCK’nın 2 Eylül 2024 tarihli “Biyobenzer Tıbbi Ürünler Hakkında Kılavuzu” (3. Revizyon) [2], FDA’nın yeni taslağındaki gibi CES’i rutin bir gereklilik olmaktan tamamen çıkarmasa da benzer bir bilimsel prensibi benimsemektedir:

Klinik çalışmaların kapsamı, analitik ve klinik dışı verilerin kapsamına ve sonuçlarına bağlıdır. Analitik ve klinik dışı verilerde kalan belirsizlik ne kadar az olursa, klinik çalışmaların kapsamı o kadar daralabilir. [2]

 

Bu durum, TİTCK’nın da analitik verilerin üstünlüğünü kabul ettiğini ve gelecekteki mevzuat güncellemelerinde FDA’nın bu cesur adımını emsal alabileceğini göstermektedir. Türkiye’deki klinik araştırma merkezleri, bu küresel eğilime uyum sağlayarak, analitik ve FK çalışmalarına odaklanmış, daha kısa ve maliyet etkin biyobenzer geliştirme projelerine ev sahipliği yapma potansiyeline sahiptir.

Klinik Araştırma Merkezleri İçin Çıkarımlar

  • Analitik Odaklı Çalışmalar: Geleneksel Faz 3 CES’lerin yerini alacak olan kapsamlı CAA ve hassas FK çalışmalarına yönelik altyapı güçlendirilmelidir.
  • Hız ve Maliyet Etkinliği: Geliştiricilere, FDA ve EMA gibi uluslararası otoritelerin benimsediği yeni yaklaşımlara uygun, hızlandırılmış ruhsatlandırma yolunu destekleyen klinik veri çözümleri sunulmalıdır.
  • Değiştirilebilirlik Çalışmaları: FDA’nın “geçiş çalışmaları” (switching studies) gerekliliğini de kaldırma eğilimi değiştirilebilir biyobenzerlerin pazara girişini kolaylaştıracaktır.

Sonuç

FDA’nın biyobenzer reformu, ilaç geliştirme dünyasında bir dönüm noktasıdır.  Biyobenzer geliştirme süreçlerini daha hızlı, daha uygun maliyetli ve daha bilimsel temellere oturtan bu yeni yaklaşım, nihayetinde hastaların hayat kurtaran tedavilere daha kolay erişimini sağlayacaktır.

Merkezimiz, bu yeni dönemde biyobenzer geliştiricilerinin güvenilir ve yetkin çözüm ortağı olmaya devam edecektir.

Kaynakça

[1] U.S. Food and Drug Administration. (2025). Scientific Considerations in Demonstrating Biosimilarity to a Reference Product: Updated Recommendations for Assessing the Need for Comparative Efficacy Studies(Draft Guidance for Industry

[2] Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK). (2024).Biyobenzer Tıbbi Ürünler Hakkında Kılavuz (3. Revizyon, IRD-KLVZ-12).